Serkan Akyol

Uğur Ateşli

Serkan Akyol kimdir?
1982 Aydın doğumluyum. İlk öğretimimin beş yılını birleştirilmiş sınıfta köyde devam ettim. Sonra ortaokul ve liseyi de Aydın Akça beldesinde okudum. Sonrasında herkes gibi Üniversite macerası başladı. Başlangıçta resim okumak istiyordum. O dönem hocam vardı Serkan Gönenç onun tavsiyesiyle Sahne Dekor ve Kostüm Tasarımı okudum. Lisansımı Süleyman Demirel Üniversitesi Sahne Dekor ve Kostüm Tasarımı bölümünde tamamladım. Okulun bitmesine yakın bir süre TRT’de çalıştım. Mezun olduktan ve askerden döndükten sonra İKSV’de bir süre çalıştım, o sırada Marmara Üniveritesi’nde Tekstil bölümünde yüksek lisansa başladım. Yüksek lisansa devam ederken Armaggan’da çalıştım. Bu sırada kardeşim Serdar’ın taksimde plak ve 2.el eşya dükkanı vardı. Onun ısrarı üzerine not defterleri üzerine bir şeyler çizdim ve satmaya başladık. Not defterlerinden çantalara, tişörtlere varana kadar şu an 40’ın üzerinde ürün var. Şu an Ateliermono bünyesinde tasarım ürünlerine yer veriyoruz.
Atölye dışında özel hayatında nelerden keyif alıyorsun?
Çok fazla kitap okuyan biriyim. İyi bir kitap koleksiyonum var. Fotoğraf makinesi ve plak biriktiriyorum. Eski ve analog fotoğraf makinelerinden oldukça keyif alıyorum. Genelde kitapların ilk baskılarını elde etmeye çalışıyorum.
Çizmeye nereden başladın peki?
Küçük yaştan beri çiziyorum aslında. Başlangıçta çizgi roman taklidi ile başladım. Sonrasında çizerleri keşfederek etkilenmeye başladım. Todd McFarlane’den çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Sonra güzel sanatlara hazırlanmaya kadar giden süreçte çok fazla çizdim ve resim istiyordum. Sonrasında resim okumanın çokta gerekli olmadığını düşündüm.
İllüstrasyon süreci nasıl işliyor?
İşlerimi genelde 10’a kadar hallediyorum. Sonrasında dışarı çıkıyorum, fotoğraf çekiyorum, bir yerde oturup kahve içiyorum. İnsanlarla sohbet ediyorum.
Eminönü`nde herhangi pasaja girip çay içiyorum. İnsanın skalasını genişlettiğine inanıyorum bunların. Dinlediği müzik, izledikleri, yaşadıkları üretim sürecine dahil oluyor.
Sanat dünyasında cinsiyet eşitsizliği olduğunu düşünüyor musun?
Hegemonya her yerde olduğu gibi sanat dünyasında da kadının üzerinde. Ben yüksek lisans tezimde de beden ve malzeme üzerine çalıştım ve çalışırken kadının giyim konusunda da hep sınırlandırıldığını gözlemledim.
Aynı şekilde toplum içinde kaç tane Trans sanatçı var? Oldukça az. Osmanlıdan gelen köçek kültüründe bile erkeği dans ettirirken kadınmış gibi gösterip, cinsiyet ataması yapılıyor. Maalesef iki cinsiyet yok tek cinsiyet varmış gibi davranılıyor, aynı şekilde sanatta da maalesef cinsiyet ayrımcılığı var. Ama artık dünya değişiyor aynı şekilde sanatta da cinsiyetsizleşme gözlemlenebilir.
Son dönem işlerinde çok fazla soyut suretler gözlemliyoruz, bu çizimlerinde nereden ilham alıyorsun?
İlk dönem yaptığım çizimlerle ile şuankiler arasında değişim var. İşlerim kendi içlerinde zamanla değişiyor. Estetik kaygıyla beraber, miktar ve malzeme kaygısı gibi nedenlerle problemleri çözüyorum. Genellikle güzellik algısını yıkmaya çalışıyorum. Evet belirli ölçüler olabilir ama bunları yıkabilirsin. Mesela çift yüzlü işlerle giderek soyutlaşan suretler çizmeye devam ettim.
Son olarak senin işlerine ulaşmak isteyenler, nereden ulaşabilir?
Kadıköy’de bulunan Ateliermono isimli atölyemizi ziyaret edebilecekleri gibi, sosyal medya’da ‘’ateliermono’’ isimli sayfalardan işlerimi takip edebilirler.

 

 

 

 

 

 

Benzer İçerikler